350 TL ve üzeri siparişlerinizde ÜCRETSİZ KARGO

AROMATERAPİ VE KOKU FİZYOLOJİSİ

AROMATERAPİ VE KOKU FİZYOLOJİSİ
AROMATERAPİ VE KOKU FİZYOLOJİSİ

Aromaterapi Nedir?

Aromaterapi, bitkilerin kök, yaprak, gövde, meyve gibi farklı bölümlerinden distilasyon veya ekspresyon yöntemleri ile elde edilen bitkisel öz adı verilen uçucu yağların zihin-beden-ruh dengesini sağlamaya yardımcı olması için kullanılmasıdır. Aromaterapide sadece uçucu yağlardan değil uçucu yağlar elde edilirken oluşan aromatik sular adı verilen hidrosollerin ve bitkinin tohum, çekirdek ve meyvelerinden soğuk sıkım yöntemi ile elde edilen doğal taşıyıcı yağların da terapötik özelliklerinden yararlanılmaktadır.

Aromaterapide uçucu yağlar modern yaşamın getirdiği stresi ve mental yorgunluğu azaltmaya, duygusal, fiziksel ve zihinsel olarak iyileşmeye ve modumuzu yükseltmeye, bağışıklığımızı ve kendimizle olan bağımızı kuvvetlendirmeye yardımcı olur. Peki ama nasıl?

Koku Fizyolojisi : Burnumuz, beynimizin dışa açıldığı tek bölgedir.

Aromaterapi koku molekülleri ile bütünsel bir iyileşme sağlanması olarak tanımlanır. Koku duyumuz 5 temel duyumuzdan bir tanesidir. Koku duyumuz, burnumuzda koku epitelinde yer alan koku reseptörleri aracılığıyla çalışır. Kısaca bahsetmek gerekirse ortamdaki uçucu kokulu moleküller burnumuzun içindeki mukoz yapıda çözünerek, üst yüzeyinde yer alan reseptörleri uyarır ve gönderilen sinyaller olfaktör siniri yoluyla direkt olarak beynin duyguları kontrol eden limbik sisteme mesajlar gönderir.

Koku duyumuz, diğer duyulardan farklı olarak beden ile beyin arasındaki iletişim sisteminin en büyük ara duraklarından biri olan talamusu atlayarak kokuları işleyen limbik sistem adı verilen bölgeye ulaşır. Limbik sistem beynin duygu durumlarımızın, koku ve reseptör etkileşiminden gelen uyarıların ve uzun süreli belleğin işlendiği bölümüdür. Motivasyon, hafıza ve duygulardan sorumlu amigdala ve hipokampus bölgeleri limbik sistemde bulunmaktadır. Duygularımız, belleğimiz ve koku duyumuz arasında bir komşuluk ilişkisi var diyebiliriz.

Ancak şunu belirtmek isterim ki tüm duyularımız işlenirken sonunda yine limbik sisteme yönlendirilir. Bir şey gördüğümüzde belleğimiz harekete geçebilir veya müzik dinlediğimizde duygulanabiliriz. Bütün duyusal uyarılar bellek ve duygu durum ile etkileşim içindedir ancak fizyolojik yapısı gereği duygu durum ve koku belleğimiz diğer duyularla karşılaştırdığımızda en hızlı ve doğrudan etkileşime giren koku duyumuzdur.

Bir koku aldığımızda bizi yıllar öncesine bir ana götürebilir, bir olayı veya tanıdığımızı bize hatırlatabilir. Bir kokuyu ilk koklama anı çok önemlidir. Çünkü içinde bulunduğumuz duygu durum kokuya takacağımız etiketin belirleyicisi olur ve kokuya taktığımız bu etiket neredeyse ömür boyu devam eder. Yıllar sonra aynı kokuyu aldığımızda kaygılanabilir, huzurlu hissedebilir veya çocukluğumuzu hatırlayabiliriz.

Güzel anılarınızı hatırlamak veya olumlu bir duygusal durum geliştirmek için kokuların gücünden yararlanabiliriz. Mesela evimizde tütsü veya mum yakmamız, uçucu yağların şifalarından yararlanmamız iyi hissetmenin ve ruh-beden-zihin dengesini sağlamanın en güzel yollarından biri. Aromaterapide kullandığımız uçucu yağlar stres, kaygı bozukluğu, depresyon gibi olumsuz ruh hallerinde bize yardımcı olur. Lavanta, sedir, misk adaçayı gibi uçucu yağlar rahatlatıcı etkileriyle uykusuzluk problemlerini çözerek uyku kalitesini arttırır, narenciye uçucu yağları ise canlandırıcı etkilere sahiptir, modumuzu yükseltmeye yardımcı olur. Biberiye, limon ve nane uçucu yağları zihnimizi berraklaştırarak odaklanmamıza yardımcı olurken, vetiver uçucu yağı gibi bitkilerin köklerinden else edilen uçucu yağlar kendimizle olan bağımızı kuvvetlendirmemize yardımcı olur.

Bu yazımızda kullandığımız uçucu yağların etkilerini daha iyi anlamak adına koku fizyolojisinden ve uçucu yağların duygu ve belleğimize nasıl etki edebileceklerinden bahsetmek istedim.

İlerleyen yazılarımızda görüşmek üzere..

Sevgiyle kalın.

 

 

 

 

Tarih: 19 / 11 / 2022